Aşure Günü 2026 yılında 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek. Diyanet İşleri Başkanlığının takvimine göre hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ise 16 Haziran Salı günü başlayacak.
Aşure Günü 2026 tarihi ile Muharrem ayının başlangıç günü, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan dini günler takvimiyle belli oldu. Buna göre Muharrem ayı, 16 Haziran 2026 Salı günü başlayacak.
Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem’in başlangıcı aynı zamanda hicri yılbaşı olarak kabul ediliyor.
Muharrem ayının onuncu günü olan Aşure Günü, 2026 yılında 25 Haziran Perşembe günü idrak edilecek.
Diyanet takviminde yer alan tarihler şöyle:
İslam inancında önemli bir yere sahip olan Aşure Günü, Muharrem ayının onuncu gününe denk geliyor. Bu tarihte aşure hazırlama ve paylaşma geleneği de sürdürülüyor.
Böylece 2026 yılı Muharrem ayı 16 Haziran’da başlayacak, Aşure Günü ise 25 Haziran’da idrak edilecek.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu resmi internet sitesinde (kurul.diyanet.gov.tr) yer alan bilgiler şu şekildedir;
“Muharrem” hürmet edilen anlamındadır. Bu ay Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından Allah’ın ayı diye nitelendirilmiştir. (Müslim, Sıyâm, 202-203 [1163]) Bu niteleme Muharrem ayının faziletine, ilahi feyz ve bereketinin bolluğuna işarettir.
Resûlullah (s.a.s.), bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203 [1163])
Muharremin onuncu günü âşûrâ günüdür. Bugün oruç tutmak da bazı âlimlere göre sünnettir. (Serahsî, el-Mebsût, 3/92) Zira Resûlullah (s.a.s.), âşûrâ gününde oruç tutmuş ve bunu Müslümanlara tavsiye etmiştir. (Buhârî, Savm, 69 [2004]) Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine’ye gelince, Yahudilerin âşûrâ gününde oruç tuttuklarını görmüş ve “Bugün niçin oruç tutuyorsunuz?” diye sormuştu. “Bu, hayırlı bir gündür. Allah, o günde İsrâiloğulları’nı düşmanlarından kurtardı. Hz. Musa o gün (şükür olarak) oruç tuttu” dediklerinde Resûlullah da (s.a.s.) “Ben Musa’ya sizden daha layığım (yakınım).” buyurup o gün oruç tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını tavsiye etti. (Buhârî, Savm, 69 [2004]; Müslim, Sıyâm, 127-128 [1130]) Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bu günde oruç tutulmasını teşvik eden başka hadisleri de vardır. Bir hadiste, “Aşûre günü orucunun önceki yılın günahlarına keffâret olacağını zannederim.” (Müslim, Sıyâm, 196-197 [1162]) buyurmuştur.
Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Yahudilere muhalefet için ertesi sene âşûrâ orucunu Muharremin dokuzuncu günü de tutacağını söylemesi (Müslim, Sıyâm, 133-134 [1134]); bu orucun Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu veya onuncu ve on birinci günlerinde tutulmasının daha doğru olacağına işaret etmektedir. (bk. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/241 [2154])
Şu da bilinmelidir ki, Ramazan orucu farz kılınınca Hz. Peygamber (s.a.s.), isteyenlerin âşûrâ orucu tutup isteyenlerin tutmayabileceğini belirtmiştir. (Buhârî, Savm, 69 [2001]; Müslim, Sıyâm, 113-126 [1125-1129])
Resûlullah (s.a.s.), bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203 [1163])
Muharrem ayı, İslam geleneğinde “haram aylar” arasında kabul edilen dönemlerden biri olarak biliniyor. Dini kaynaklarda bu ay, “Şehrullah” yani “Allah’ın ayı” şeklinde de anılıyor.
Bu ay, ibadet ve dua yönüyle önem taşırken, Kerbela hadisesi nedeniyle aynı zamanda hüzünle de anılıyor. Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin Kerbela’da şehit edilmesi, Muharrem ayının İslam dünyasındaki en önemli tarihsel başlıklarından biri olarak kabul ediliyor.
Aşure günü orucu, Muharrem ayının 10. gününde tutuluyor. Diyanet ve İslam alimlerinin değerlendirmelerine göre bu orucun yalnızca 10. günle sınırlı tutulması yerine, bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla birlikte tutulması tavsiye ediliyor.
Buna göre 2026 yılında aşure orucu için öne çıkan tarihler 24-25 Haziran veya 25-26 Haziran olacak. Bu uygulama, aşure gününü tek başına oruçla geçirmemek yönündeki dini tavsiyeler çerçevesinde değerlendiriliyor.









